insan kaynakları yönetimi

İşletmelerin amaçlarına ulaşabilmesi için oluşumunda bulunan fiziksel ve finansal kaynakların yanı günümüz dinamik ve rekabetçi piyasa koşullarına baktığımızda, diğer kaynaklara göre stratejik açıdan insan kaynakları daha önemli bir yer tutmaktadır.

İnsan kaynakları, yaratılan tüm ürünler ve hizmetler ile müşterilerin bağlantısını kurabilmek ve elde tutabilmek için pazarlama kapasitesi ve örgüte ait bilgi, deneyim, beceriler, karar verme ve yaratıcılık, bu yeteneklerin örgütlenmesi, yapılandırılması ve ödüllendirilmesi gibi konuları içeren güçlü bir yapının oluşmasını gerektirir.

Hızla gelişmekte ve yayılmakta olan taklit dünyası ve bilişim sektöründeki uygulamalar nedeniyle fiziksel, finansal ve teknoloji kaynakları kolaylıkla taklit edilebilmektedir. Ancak insan kaynakları taklit edilememektedir. İşte bu nedenle insan kaynaklarının iyi örgütlenmesi işletmeler için hayati önem taşımaktadır. İnsan kaynakları yönetimine verilen önem, bu birimin bir örgütün başarısı için kritik olduğunun fark edilmesinden sonra daha da artmıştır.

Son yıllarda insan kaynakları yönetimine ilişkin önemli değişimler yaşanmıştır. Özellikle işverenlerin insan kaynaklarına bakışlarının değişmesinde; organizasyonlarda değişim ve yeniden yapılanma çalışmaları ile bilgi teknolojisindeki gelişmeler, insan kaynakları yönetimini yeniden yapılandırmayı gerektirecek temel nedenlerdir. Bu nedenler insan kaynakları yönetiminde stratejik yaklaşım izlenmesine yol açmıştır. Bu da insan kaynakları yöneticilerine sadece idari bir destek fonksiyonunun uygulayıcıları olmak yerine, üst yönetim ve komuta yöneticileriyle birlikte hareket eden değişim ajanları olarak yeni görev ve sorumluluklar yüklemiştir.

Stratejik insan kaynakları yönetimi insan kaynaklarında rekabette bir avantaj elde etme ve bu avantajı sürdürme amacıyla kullanılabilecek önemli bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımda insan kaynakları uygulamaları ile işletmenin genel stratejileri arasında bağlantı kurularak örgütlerin misyon, vizyon ve buna bağlı olarak bugün ve gelecekteki planlarında insan kaynaklarının önemini her geçen gün daha da gün yüzüne çıkarmaktadır.

İnsan kaynakları yönetimde yeni yaklaşımlar, Değişen İnsan Kaynakları Yönetimi

2025 yılına kadar insan kaynaklarını bekleyen değişiklik konusunda İK stratejistleri yaptıkları araştırmalar sonucu tahminlerde bulunmaktadırlar ve öngörülerine göre;

Global piyasalar ve çok kültürlü çalışanların beraberlikleri sonucu yetenekli iş gücünü işletmelerine çekmek için ulusal ve uluslararası şirketler yoğun bir rekabet ortamında yarışmaktadırlar bu duruma yetenekler için küresel savaş tanımı uygun düşmektedir.

İş kişisel yaşam dengesi Y kuşağı ile farklı bir boyut yaşamaktadır,

Daha az iş daha fazla özel yaşam arzusu beraberinde “eğlenceyi iş ortamıma taşı” kavramını ortaya çıkarmıştır. Gary Kurshner’e göre 1980 sonrasında doğan Y kuşağı iş hayatını belirlemeye başladı bireyi daha fazla sorgulayan ve çıkarlarını işletme çıkarları ile örtüştürmeye çalışan bir bakış açıları olması işverenleri çalışma ortamlarını yeniden tasarlamayı zorunlu hale getirmektedir.

Bu nedenle başarılı bir işletme olmak için eğlenceli bir iş ortamı yaratma konusunu artık ciddiye almamız gerektiğidir.

Çalışanlar uzun saatlerini ofiste geçirmek yerine yaşamaya daha fazla zaman ayırmak istiyorlar bu esnek ve mobil çalışma koşullarının gelişmesine neden oluyor. Dolayısı ile iş ve şirket politikaları yanı sıra İK yönetiminin de dijitale ortama taşınması kaçınılmaz.

Elektronik ortam ve sosyal ağlar, hem bu ortamı  iş için kullanmalarını ve pratik iş yapış şekillerini tetikliyor hem de sosyalleşmelerini geliştirerek konsantrasyon ve çalışma isteklerini azaltıyor

Özellikle sosyalleşmeyi işletme içinde gerçekleştirme olanakları yaratmak, genç çalışanın işte zaman geçirme isteğini ve kurumsal aidiyet duygusunu geliştiriyor.

Dünyanın en önemli 5 markasının 3 markası 20 yıl içinde ortaya çıkan marka olması ve özellikle alanının dijital ve elektronik ağlar ile ilişkili ürünler olması bu çok önemli değişikliğin de nedenleri arasında yer almaktadır.

Katharina Heuer’e göre 2025 yılına kadar çalışan nüfusunun dörtte üçü mobil ve yarı zamanlı çalışma ortamına geçecek.

Çalışanların küresel yapıda olması; farklı dil, kültür ve bakış açısına sahip demografik özellikleri homojen olmayan yeteneklerin işletmeye çekilmesi ve yönetilmesi konusunda insan kaynaklarının stratejileri ve fonksiyonlarını gelişecek.

Tüm bu gelişimlerin ışığında güncel insan kaynakları yönetimi stratejilerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz,

- Mutlu çalışan yönetimi

- Marka işveren olmak

- İK nın sosyal medya becerilerinin geliştirilmesi

- Özellikle tablet ve akıllı telefonların yaygın kullanımı sonrası eğitimde elektronik ortam kullanmak; uzaktan eğitim ve özellikle webinar sistemlerden giderek daha fazla yararlanmak.